Bu çerçevede bir süredir gerek PKK’nın gerekse de yaşanan çatışma sürecinden dolayı devlet kurumlarının mağduru sıfatıyla bazı kişi ve kurumlar da komisyonda görüşlerini dile getirdi.
İTTİHATUL ULEMA adına da Mehmet Beşir Şimşek, komisyona sürecin sağlıklı işlemesi için şimdiye kadar yapılan yanlışlarla yüzleşilmesi gerektiğine dair şeyler söyledi.
PKK’nın siyasi uzantısı durumundaki DEM ve onun seçimdeki gayri resmi müttefiki olan CHP, gerçeklerin yüzlerine söylenmesine tahammül edemedi ve komisyonu terk etti.
“Barışın dili böyle olmaz” diyorlar.
Kendinize gelin ve oturup gerçekler ile yüzleşmeyi öğrenin artık!
Gerçeklerden rahatsız iseniz öyle bir sürece hiç girmeyecektiniz.
PKK’yı feshettiğini söyleyen örgütün elebaşı Öcalan, mahkeme savunmalarında “15 bin iç infazdan” söz etmedi mi?
PKK denilen örgüt 40 yıldır köy basarak, yol kenarlarına mayın yerleştirerek, çöp kutularını bombalarla tuzaklayarak, toplu taşıma araçlarını yakarak binlerce kişiyi öldürmedi mi?
İmamlar ve öğretmenler dahil binlerce kişi sadece memur oldukları için vahşice infaz edilmediler mi?
PKK’ya bir sivil toplum kuruluşu muamelesi yapamazsınız!
Barışın dili tesis edilecekse herkes yaptıklarıyla yüzleşecek!
Bu süreç PKK’nın kendini feshetmesi, silahı ve şiddeti bırakması sürecidir, PKK’yı aklama süreci değil!
Bir iki kelime de konuşmacıya tepki gösteren MHP’li komisyon üyesine…
Devletin yanlışlar yaptığını Cumhurbaşkanı Erdoğan söylediğinde sesiniz çıkmaz; ama bir seyda dile getirdiğinde neden zorunuza gidiyor?