Sapmak, Sıratü’l-müstakim’den, Kur’an ve Sünnette tarif olunan dosdoğru yoldan ayrılmaktır, dalalete düşüp hak yoldan ayrılmaktır. Fikrî sapış ise zihnin ifsat olmasıdır. Zihnin bozulması kalbin bozulmasına uzak değildir. Fikren bozulanın kalbi bozulur. Fikren sapan, inançta da sapar. Fikirde dalalete düşen inançta dalalete düşmüştür, çünkü inanç ve fikir nihayetinde bir bütündür....